MANEVÎ ŞECERE

Türk Dil Kurumu Sözlüğünde anlamı; “soyağacı”, “silsile” olarak geçen ve Arapça kökenli bir sözcük olan şecere; başlangıcı Hz. Peygamber’e kadar ulaşan ve icazet yolu ile bugüne kadar süren bir nevi manevi soyağacı dizimidir. Bu soyağacı metaforu, soy bağlarının bir ağaç dalları gibi birbirine bağlı olmasını ifade ederken, soy bağlarını ve kökenlerini kayıt altına almanın da önemli bir yoludur. Tasavvuf geleneğinde de şecere (manevi soyağacı), Allah’ın velilerinin soy bağlarını ve manevi liderliğin kuşaktan kuşağa aktarılmasındaki silsileyi ifade eden bir belge niteliği taşır.


Dördüncü Dönem (Melâmîyye-i Ümidîyye Dönemi) Melâmî Pîri Ümit Bulut Efendi Hazretleri’nin manevî şeceresi şöyledir:
Peygamberimiz Muhammed Mustafa Efendimiz’in (s.a.v.) manada on yedinci torunu, Yirminci Asrın Melâmî Pîrî ve Kutbû’l Aktâbı Seyyid Muhammed Nûrü’l Arabî Hazretleri’nin mezun kılıp, hilafet ve bir de yazılı olarak vermiş olduğu hüccet; halifelerinden Hacı Hulusî Maksud Efendi’den Hasan Lütfi Şuşud Efendi’ye; ondan Mahmut Sadettin Bilginer Efendi’ye; ondan Bozkurt Yılmaz Dalay (Ali Ulvî) Efendi’ye; ondan Davud Yılmaz (k.s.) Hazretleri’ne ve ondan Pîr Ümit Bulut Efendi Hazretleri’ne verilmiştir. Pîr Ümit Bulut Efendi Hazretleri ile birlikte Dördüncü Dönem Melâmîyye-i Ümidîyye Dönemi başlamıştır.

Pir Seyyid Muhammed Nûrü'l Arabî

Hacı Hulûsî Maksûd Efendi

Hasan Lûtfi Şuşut Efendi

Mahmut Sadettin Bilginer Efendi

Bozkurt Yılmaz Dalay Efendi

Davud Yılmaz Efendi

301706 copyy

Ümit Bulut Efendi